saglikliyasam7.com

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Antibiyotiği Kim Buldu?

05.11.2018
114
Antibiyotiği Kim Buldu?

Antibiyotiği ilk bulan kişi Prof.Alexander Fleming’dir. Fleming, Londra’da St.Mary’s Hastanesi’nde çalışan bir doktordur ve keşif 1928 yılında gerçekleşmektedir. Antibiyotik keşfi tıp tarihinde bir devrim sürecini başlatmıştır. Antibiyotiğin ana maddesi penisilindir ve bu da bir tesadüf sonucu bulunmuştur. Bu durum bakteri kültürüne bir küf parçasının düşmesi ile oluşmuştur. Doktor Fleming, küf parçasını gözlemlemiş ve etrafında bulunan bakterileri öldürdüğünü tespit etmiştir. Söz konusu olan küfün penicillum adı verilen; sıkça bulunan cins olduğu da belirlenmiştir.

Antibiyotik Nedir? Ne İşe Yarar?

Antibiyotik nedir? Herhangi bir mikroorganizma ile üretilen ve başka mikroorganizmaların üremesini engelleyen ya da öldüren maddeler antibiyotik olarak isimlendirilmektedir. Antibiyotikler yüzlerce çeşittir. Doğal antibiyotikler çoğunlukla küf mantarlarında bulunmaktadırlar. Antibiyotikler yıllar boyunca mikroplu hastalıklara karşı en etkili maddeler olarak kullanılmışlardır. Doğal antibiyotiklerin iyileştirme özelliklerine örnek olarak özellikle doğu illerinde küf mantarı ile çıbanı yok etmeyi verebiliriz.

 

Antibiyotikler Nasıl Etkili Olurlar?

Antibiyotik tarihi 1920’li yıllarda penisilin bulunması ile başladı ve o zamana kadar tedavi edilemeyen ölümcül bakteriler bu sayede yok edilmeye başlandılar. Ayrıca antibiyotiklerin etki alanı yalnızca ölümcül bakterilerle sınırlı kalmamıştır. Daha sonraki dönemlerde de birçok yeni antibiyotik üretildi ve enfeksiyonlara karşı güçlü bir etki yaratıldı.

Antibiyotiklerin çalışma sistemine gelirsek antibiyotiklerin temel anlamda insan hücresi ile bakteri hücreleri arasındaki farkları etkilemeye çalıştığını belirtebiliriz. Bu iki hücre tipi birbirine benzese de aslında aynı değildir. En basit farklılıklardan biri de bakterilerde hücre duvarının bulunmasıdır. Antibiyotik bu noktada bakterilerin hücre duvarı oluşturmalarını engeller. Bir kısım antibiyotik çeşidi bakterilerin hücre zarlarını çözerken bir bölümü de özel DNA kopyalama ya da protein oluşturma ile ilgili işlevlere sahiptir. İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR. Arabayı (Otomobili) Kim Buldu?

Antibiyotiklerin bazı türleri şunlardır:

  • Makrolitler
  • Beta-Laktam Grubu
  • Kinolonlar

Bu antibiyotik türleri farklı familyalara aittirler ve birbirlerinden değişik yöntemler ile bakterileri yok ederler.

Antibiyotiklerin Zararları Nelerdir?

Antibiyotik kullanımı ile ilgili olarak son dönemlerde TV’lerde de bilinçlendirme yayınlarında artış olmuştur. Antibiyotikler insan hücrelerine zarar vermezler; kana karışarak vücudu dolanırlar ve zararlı bakterileri öldürürler. Burada sorun antibiyotik maddelerin zararlı bakterilerle beraber yararlıları da yok etmesidir. Vücuda yararlı olan bakterilerin öldürülmesi zararlı olanların çoğalmasına neden olabilmektedir. Bu şekilde oluşan rahatsızlıklar fırsatçı enfeksiyon olarak adlandırılırlar. Uzun süre antibiyotik kullanmış kişilerin bağırsaklarında ciddi rahatsızlıklar oluşabilmektedir. Yararlı bakteriler normal koşullarda bağırsaklardaki toksinlere karşı savaş vermektedir. Yoğun ve uzun süreli antibiyotik kullanımı sonucunda toksinler üreyecektir. Antibiyotik zararları arasında böbrek rahatsızlıkları da sıkça görülür.

 

Antibiyotik Kullanımı

Antibiyotik kullanımı bakteri enfeksiyonları söz konusu olduğunda oldukça etkili sonuçlar vermektedir. Ülkemizde son zamanlarda gereksiz antibiyotik kullanımı da arttığından ötürü bu konuda bilinçlendirme yayınları daha sık görülebilir. Bakteri kaynaklı rahatsızlıklar ile virüs nedenli hastalıklar genellikle birbirine karıştırılmaktadır. Örneğin grip veya soğuk algınlığının sebebi virüstür ve antibiyotik virüslere karşı kullanılmamaktadır. Türkiye’de bu tip rahatsızlıklar için de sıklıkla antibiyotik kullanılır ama hastalığa karşı herhangi bir etki yapmaz. Gereksiz kullanım vücuda zarar verir.

Antibiyotikler doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Ayrıca her hastalık için uygun olan antibiyotik farklıdır; bu sebeple doktor önermeden aynı antibiyotiği her hastalık için kullanmamak gerekmektedir.

Antibiyotik Tarihçesinde Önemli Olaylar

Antibiyotik tarihçesi ile beraber küf mantarı gibi doğal antibiyotiklerin yanı sıra kimyasal antibiyotikler de üretilmiştir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı döneminde bu konuda hızlı gelişmeler yaşanmıştır. Antibiyotikler o dönemde hem ucuz şekilde elde edilebiliyorlar hem de bolca üretiliyorlardı.

Kloramfenikol gibi kimyasal antibiyotikler bu dönemlerde üretilmeye başlanmıştır. Ne kadar antibiyotik çeşidi bulunursa bulunsun henüz tüm mikroorganizmaların sebep oldukları hastalıklar için tam olarak bir yöntem bulunamamıştır. Bunun en büyük nedenlerinden biri de antibiyotiğe karşı oluşan dirençtir. Gereksiz kullanımlarda da bu durum sıkça görülebilmektedir; vücudun antibiyotiğe karşı direnci arttığı için ilacın etkisi azalmaktadır.

Antibiyotiklerin en önemli kullanım alanlarından biri de zatürre, frengi ve zatülcenb gibi hastalıklardır. Bu hastalıklarda kalıcı biçimde sonuç almak penisilini keşfeden Fleming döneminde olmamıştır. Penisilinin mikroplara karşı olan etkisi birkaç günden fazla değildi ancak 1940’lı yıllarda bu sorun da çözüldü. Ernst Chain ve Howard Florey penisilin etkilerinin kalıcılığını sağladılar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
Copyright 2018 - Saglikliyasam7.com. Tüm hakları saklıdır.